E-POSTA :
WEB :
BİZ OTURMAYA MI GELDİK DÜNYAYA?
Zor değil, hem de hiç..."Ne olacak halimiz?" diye hayıflanana kadar yapabileceğimiz öyle güzel, hoş ve anlamlı şeyler var ki... Tanımadığınız biri için iyi bir şey yaptınız mı hiç? Bilmeden de olsa yapmışsınızdır mutlaka. Ancak mühim olan bunu bile ve isteye yapmak. Hem bir kere de değil, defalarca yapabilirsiniz. Mesela her zaman kahve içtiğiniz yerde bir fincan kahveyi kasada dakikalardır sıra bekleyen, sürekli saatine bakıp durduğu için belli ki yetişmesi gereken yere geç kalmış o kişiye ısmarlayarak başlayabilirsiniz. Hangi hareketi mi? Dünyamızı değiştirmeyecek miyiz biz. Gözlerle yaşamak... Bunu pek yapmıyoruz. Oysa göz teması kurmanın değeri ve etkisini yıllardır uzmanlar söyler durur. Biz de unutur gideriz, her defasında. Bunun yerine elimiz, gözümüz hep şu akıllı telefonlarımızda. Oysa birbirimizi ve hayatı gerçek anlamda keşfedemezsek, analiz etmezsek sorunlara çözüm de yaratamayız. Zaten yaratamadığımız için teknoloji gözlerimizi de ziyadesiyle satın almış durumda. Eviniz, dolaplarınız kullanmadığınız yığınla eşyayla, okumadığınız kitaplarla dolu. İhtiyaç duyan bunca insan varken bunları doğru kişilere ulaştırmanın zamanı gelmedi mi sizce de? Hem fazla eşya enerjiyi sıkıştırır. Kurtulun, hem de iyi niyetli bir şekilde... Düşünerek konuş ve dinle, iyi dinle... Telaşlı şehirlinin tipik alışkanlığı alelacele konuşmak ve mevzuları kısa kesmektir. Zira o, hayatın önüne koşar adım geçmelidir. Karşısındakileri de can kulağıyla dinleme yeteneğini de pek güzel yitirir bu şekilde. . "Bir söyle, iki dinle" sözünü anımsatıyoruz. Atalarımız daima haklı çıkmıştır ve çıkacaktır... Kabuğunu kır ve içinden kendini çıkar! Saklanmakla, susmakla kendini koruyamaz insan. Bu çağın korku kültürünün en temel güdüsü kaçmak ve göz ardı etmek. Gündemi, bize dokunmayan o yılanları ve hoşumuza gitmeyen durumları şöyle bir karşımıza alalım. Hesaplaşalım. Kendi tavrımızla, duruşumuzla enikonu yüzleşelim. Benliğimizi zaman zaman çukurlardan ve kuyulardan çıkarmamız gerekiyor. Aksi halde adam gibi yaşamanın imkân ve ihtimali olmaz. Şu iki sihirli kelime: Lütfen ve teşekkürler... Karşı çıkmayın hemen. Az kullanılıyor bu sözcükler şimdilerde. Emir tavırları çabucak benimseyiverdik. Nezaketi (nedense) sunileştirdik ve minnet duymamayı (bir şekilde) normal ettik. Kalbin kırılabilir olduğunu hepten unuttuk gitti. Yapmayalım. Nazik olmak ayıp değil, hem de hiçbir zamanlar hayallerimiz vardı. Çocukken, gençken.. Temiz, masum ve güzel hisler yaşatan hayaller... Ne oldu onlara? Kendi kendilerine yok olmadılar. Uyudular mı yoksa? Benim gibi oturduğun yerden kurtarılamıyor bu dünya. Epeyce aksiyon istiyor bu hedef. Öyle tek başına hele hiç olmuyor, kolektif bir eylem. Sen, ben, biz, siz, onlar... Haydi, hep birlikte. Oturmaya mı geldik bu dünyaya? SEVGİ VE SAYGILARIMLA

Fiber Ticaret ile E-TİCARETE giriş yapın
Türkiye'nin en kapsamlı E-ticaret sistemine sahip olun
FIRSAT DETAYI
Kocaeli Bilişim'den Kampanya
Kocaeli Bilişim Webkobi Hazır Web Sitesi ürünlerine Karamürsel Aktif Haber aracılığıyla ulaşan herkes indirim kazanıyor
FIRSAT DETAYI-
Uluslararası Gazeteciler Cemiyetinden Dahiliye Uzm. Dr. Göksel Kar' a Başarı Ödülü
-
Uluslararası Gazeteciler Cemiyetinden Göğüs Hastalıkları Uzman Dr. Nihat Yazıcıol'a yarım asırlık meslek hizmet ödülü
-
Uluslararası Gazeteciler Cemiyetinden Dahiliye Uzman Dr. Beyti Karaca'ya yarım asırlık meslek hizmet ödülü
-
Uluslararası Gazeteciler Cemiyetinden Yasin İnşaat'ın sahibi Yasin Özkaplan'a Hayırsever İş insanı Ödülü
-
Uluslararası Gazeteciler Cemiyetinden İftar Yemeği
-
Yalova Altınova İlçesine bağlı Tokmak Köyünün Sahilinde Yapılması Planlanan İskele Projesi Uluslararası Tv‘ de masaya yatırıldı