1991 yılında Karamürsel Lisesinden mezun olan, Karamürsel'in eski esnaflarından rahmetli Mahmut Fitoz’un kızı Sibel Fitoz “ Sosyal platformlarda ezoterik, okülts, spiritüel, kişisel gelişim ve mitoloji konularında makaleler yazıyorum.
Karamürselli Sibel Fitoz ve  Mersinli Funda Kırpan'ın birlikte kaleme aldığı Thule’nin Kızıl Gülü adlı roman Agate Library den çıktı. İkilinin birlikte kaleme aldığı Gölge Yargıç isimli romanda yakında okuyucuları ile buluşacak.youtube kanalımda yapay zeka destekli müzik çalışmalarım var. Şimdi yz destekli film çalışmalarına başladım.

Yazmak benim için hayatımın "olmazsa olmazı". Yazarak kendimi besliyor ve geliştiriyorum. Aynı zamanda yazdıklarımla başka insanlara da faydalı olduğumu görünce bu dünyada bana düşen görevi yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum.

Funda Kırpan Hanım'ın kendi ağzından;

"Mersin doğumluyum evli ve bir kız, bir erkek olmak üzere iki evlada, iki kız toruna sahibim.  Eşim Mersin 'in tanınmış eşrâfından, kuyumcu esnafından Kurtuluş Kırpan'dır. Eşimle birlikte uzun yıllar boyunca kendi iş yerimizde çalıştık.

Hayatın, sorumluluklarını, insan ilişkilerinin görünür ve görünmeyen yanlarını yakından deneyimleme fırsatı buldum.

Zamanla bu deneyimlerin güncel hayatla sınırlı olmadığını, insanın ruhsal yolculuğunun geçmişle kurduğu bağlarla iç içe geçtiğini fark ettim.

Yazma serüvenim, sezgiyle, bilinç katmanlarına ve tarihsel hafızaya duyduğum ilgiyle şekillendi. Benim için tarih yalnızca yaşanmış olaylar değil hatırlanan, sezilen ve bazen de yeniden yaşanan bir bilinç halidir.

Sibel Fitoz hanımefendiyle birlikte yazdığımız Spirituel ve tarihi romanımızda geçmiş ve bugün birbirine temas ettiği noktaları izleri ve zamanın doğrusal olmadığını anlatmaya çalıştık.

60 yaşında üretmeye ve öğrenmeye devam eden bir yazar olarak okurumuzu da kendisi ve geçmişi ile kurduğu derin bağ üzerine düşünmeye davet ediyorum.

İki yazarlı roman, dünyada ve Türkiye de ender rastlanan bir durum. Bu konuda kitabımız diğer romanlardan ayrılıyor.

Birlikte roman yazma fikri benden çıktı. Funda Kırpan Hanım'la romanın konusunu paylaştığımda büyük heyecan duydu. Uzun ve detaylı bir araştırma dönemini tamamladıktan sonra birlikte bir maceraya atıldık.

Sonuçta ortaya, zevkle yazdığımız 460 sayfalık bir roman çıktı

Romanı okuyanların hangi bölümü kimin yazdığını, geçişleri anlayamadıklarını belirtmek isterim.

Önce hangi bölümleri kimin yazacağına dair bir yol haritası hazırladım.

Yazmaya başladıktan sonra yaşadıklarımızı ne Funda Hanım bekliyordu, ne de ben. Öyle bir zaman geldi ki onun yazdıkları ve benim yazdıklarım iç içe girdi. Birbirimizi öyle bir tamamladık ki, O nerede başladı ben nerede bitirdim, anlamadık.

Funda Kırpan Hanım'la birlikte kaleme aldığımız ikinci kitabımız "A&A Gölge Yargıç" isimli polisiye-gizem romanı da yakında basım aşamasında olacak.

Kitabımız Agate Library’den çıktı.

THULE’NİN KIZIL GÜLÜ " Trendyol da satılıyor"

Bazı hikâyeler vardır; yalnızca anlatılmaz, uyanışı tetikler.

Thule’nin Kızıl Gülü, kayıp uygarlıkların, ezoterik bilginin ve zamanlar arası bir hafızanın izini süren çok katmanlı bir romandır.

Çift başlı kartalın gölgesinde,

sekiz köşeli yıldızın merkezinde,

İstanbul–Münih hattında açılan kadim bir sır…

Bu romanda okur, yalnızca bir hikâyeyi takip etmez;

kendi bilinci kadar açılan sembollerle yüzleşir.

Her okumada yeni bir katman,

her durakta yeni bir anlam belirir.

Thule bir yer değil, bir hatırlayıştır.

Gül bir sembol değil, bir mühürdür.

Thule’nin Kızıl Gülü

Thule’nin Kızıl Gülü – Kısa Tanıtım

Hikâye, 1923 sonbaharında, sisli Galata sokaklarında başlar. Baron Rudolf von Sebottendorf, İstanbul’daki gizli dergâhlarda kadim ezoterik sırların izini sürmektedir. “Zikir Altını” adı verilen bir ritüel ve “Ay Kitaplığı” olarak bilinen gizemli bir arşiv, ona zaman, bilinç ve frekanslarla oynayabilmenin anahtarını sunar. Ancak bu bilginin yanlış amaçlarla kullanılması, karanlık bir oluşumun — Thule’nin modern devamının — temellerini atar.

Aradan yüz yıl geçer.

2023’te, Cem ve Nil’in yolları; Bursa, Mardin, İstanbul, Kahire ve Münih arasında uzanan kadim bir sırlar zincirinde kesişir. Cem, dışarıdan bakıldığında sıradan bir akademisyen gibi görünse de geçmiş enkarnasyonunda Ka’im Dede’dir. Nil ise Zühre Yıldızı’nın kadim dişil bilgisini taşıyan bir ruhtur. Veli Abbas, Behram, Müyesser ve Aslan Baran gibi karakterler bu yolculukta onlara eşlik eder. Her biri, geçmişteki rolleriyle bugünkü kimlikleri arasında gidip gelirken hem bir hakikat arayıcısı hem de bir eşik bekçisi olduklarını keşfeder.

Roman, okuyucuyu yalnızca bir maceraya değil; yüzyıllar ve kültürler arasında süregelen ezoterik bir aktarımın içine çeker. Bektaşî meclisleri, Thule tarikatının arka planı, Agartha kapısı, Vril rahibeleri, Nazi mistisizmi ve kadim Süryani–Türk gelenekleri iç içe işlenir. Doğu’nun içsel hikmeti ile Batı’nın yasak bilgisi, adeta bir “kayıp zaman atlası” üzerinde buluşur.

Thule’nin Kızıl Gülü, görünürde bir polisiye ve tarihî gerilim romanı gibi ilerlerken, özünde bir uyanış anlatısıdır. Cem ve Nil’in yolculuğu, okuyucuyu da kendi bilinç katmanlarını açmaya davet eder. Ezoterik semboller, müzik frekansları, geometrik işaretler ve rüya sahneleri romanın atmosferini derinleştirir. Ay Kitaplığı’ndan gelen ezgi, hem geçmişle gelecek arasında akan bir frekans hem de kapıları açan bir şifre olarak romanın anahtar motifidir.

Karakterler, klasik iyi–kötü ayrımının ötesinde denge arketipleri olarak kurgulanmıştır.

Sebottendorf / Hakkı Bayazıt, ışık ile gölge arasında kalan düşmüş bir bilgeyi; Veli Abbas, hem koruyan hem ifşa eden bir eşik bekçisini; Müyesser, hakikatin sessiz yazıcısını; Aslan Baran ise gücün ve teslimiyetin birleştiği bir koruyucuyu temsil eder. Erik von Altenburg ile Vril rahibeleri Selvaris ve Seraphine ise karanlık tarafın modern yüzleri olarak anlatıya dâhil olur.

Roman, Türkiye ile Almanya arasındaki derin kültürel ve ruhsal bağları da yeniden düşünmeye çağırır. Çift başlı kartal, gül mührü ve sekiz köşeli yıldız gibi motifler; Bizans, Türk-İslam ve Germen mirasını aynı anlatı içinde buluşturur. Bu yönüyle eser, yalnızca bir kurgu değil, iki medeniyet arasındaki “gizli tarih”in hayalî bir yorumu gibidir.

Finale doğru hikâye, büyük bir kapı açılma sahnesiyle doruğa ulaşır. Cem, Nil ve yol arkadaşları, kapının ardındaki hakikate ulaşabilmek için kendi gölgelerinden geçmek zorunda kalır. Kimisi taşlaşır, kimisi kaleme dönüşür, kimisi kaybolur."

 

 

 



 
Fiber Ticaret ile E-TİCARETE giriş yapın

Fiber Ticaret ile E-TİCARETE giriş yapın

Türkiye'nin en kapsamlı E-ticaret sistemine sahip olun

FIRSAT DETAYI
%10 İndirim Fırsatı
Kocaeli Bilişim'den Kampanya

Kocaeli Bilişim'den Kampanya

Kocaeli Bilişim Webkobi Hazır Web Sitesi ürünlerine Karamürsel Aktif Haber aracılığıyla ulaşan herkes indirim kazanıyor

FIRSAT DETAYI
%10 İndirim Fırsatı